Tevhid hâli kalbe yerleşirse dıştan yapılan işler sahih olur. Tevhid hâli, içi ve dışı eşit eyler. Zenginliği ve fakirliği aynı kalır. Halkın gelişini ve gidişini bir gösterir. Övmelerini ve kötülemelerini aynı yapar. Neden halkın övmesini ve kötülemesini kalbinden atmayasın ki, yaptığın büyük kârla kalbin onları sevmez. Sen onları atmak istemesen bile kalp kötü şeyleri sezer, dışa atar. Kalbin Aziz ve Celil olan Allah'la olur. O'nun zikri ve O'nun şevki kalbine yerleşir. İşte bundan sonra orası Hakk'ın saltanat yeri olur.
Dediklerimizi yap; seven olursun, hakikî sevilen olursun, öğreten, bilgin, iyi bir hâkim, yakınlık içinde bir yakın bulan ve edepli bir edip olursun. Halktan gına duyarsın; onlara karşı kalbinde yeterlik duygusu bulunur.
Abdulkadir Geylani Hazretleri (r.a.)
"Kula lâzımdır ki, zaman haddini unutturmaya.." imam rabbani(k.s.) _________________________________________________________________________
5 Eylül 2010 Pazar
hakikatte dille kalbin, bir farkı yoktur.
Kalpten duyulan sıkıntı ile dilden duyulan sıkıntının bir farkı yoktur. Dilden çıkması ayıp olan hata, kalpten de çıkmamalıdır. Bana göre, hakikatte dille kalbin, bir farkı yoktur.
Abdulkadir Geylani Hazretleri (r.a.)
Abdulkadir Geylani Hazretleri (r.a.)
3 Eylül 2010 Cuma
İlim tahsili
İlim tahsili içinde iken ölen kimseye, Allah kabrinde iki melek memur
eder; onlar taa kıyamet gününe kadar marifet ilmini öğretirler.. O kimse kabrinden kalkarken; âlim, ârif olarak kalkar.
s.a.v
eder; onlar taa kıyamet gününe kadar marifet ilmini öğretirler.. O kimse kabrinden kalkarken; âlim, ârif olarak kalkar.
s.a.v
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)