29 Nisan 2011 Cuma

ilim

"Hiç şüphesiz ki ilim bir nurdur,Allah için ilim tahsil etmek ibadettir,İlmi aramak cihaddır,Bilmeyene öğretmek sada­kadır,İlmi müzakere etmek tesbihtir,Allah ancak ilimle bilinir ve Allah'a ancak ilimle ibadet edilir Allah,kavimleri ilimle yü­celtir ve diğer insanlara üstün kılar Milletler ancak ilimle doğru yola erişebilir."

İmam-ı Gazali (k.s.)

Böylece insanın yaratılışı, bu varlık sayesinde kuşatıcılık ve toplayıcılık rütbesini elde etmiştir, Allah insan sayesinde meleklerine kesin kanıt getirebilmiştir.

Öyleyse alemde insan, yüzükteki kaş gibidir. Kaş, padişahın hazinelerine vurduğu mühür ve nişandır.Allah insanı bu nedenle 'halife' diye isimlendirdi.Mühür hazineleri nasıl korursa, Allah da insan vasıtasıyla alemi korur. Hükümdarın mührü hazinler üzerinde bulunduğu sürece, hiç kimse onun izni olmaksızın hazineleri açmaya yeltenemez. Allah, mülkü (olan alemi) koruması için insanı halife yaptı.Bu 'kamil insan' alemde bulunduğu sürece alem korunur.

Bakınız! insan dünya hazinesinden ayrılıp çıksaydı, Hakkın o hazinede gizleyeceği birşey kalmaz, alemde bulunan herşey ortaya çıkar, birbirlerine karışır, hayat ahirete göçerdi. insan, ahiret hazinesi üzerinde de ebedi bir mühürdür. Tanrı'nın suretindeki her isim insanın suretinde ortaya çıkmıştır. Böylece insanın yaratılışı, bu varlık sayesinde kuşatıcılık ve toplayıcılık rütbesini elde etmiştir, Allah insan sayesinde meleklerine kesin kanıt getirebilmiştir.

Şimdi dikkat et! Allah sana başkasıyla öğüt veriyor. Kime kızıldığına ve niçin kızıldığına bak! Çünkü melekler bu halifenin yaratılışının gereğini anlayamamışlardır.Bununla birlikte Hakkın mertebesinin layık olduğu ibadeti de bilememişlerdir, çünkü herkes, Haktan ancak zatının gerektirdiği şeyi bilebilir. Melekler, Ademin toplayıcılığına sahip değildi.Onlar kendilerine özgü ilahi isimlerin dışındaki isimleri bilememiş, Hakkı yalnızca kendilerine özgü bu isimlerle tenzih ve tesbih etmişlerdir. Halbuki, Allah'ın bilgisinin kendilerine ulaşmadığı isimleri olduğunu anlayamamış, dolayısıyla bu isimlerle Hakkı takdis edememiş, Ademin yaptğı gibi Hakkı tenzih edememişlerdir.

..Dolayısıyla Adem hakkında söyledikleri şey, Hak karşısında içinde bulundukları durumun aynısıydı...Kendilerini bilselerdi, kuşkusuz Ademin yaratılış hikmetini bilirlerdi; bilselerdi bu yanlışa düşmekten korunurlardı.

..Allah'in bu bildirimi, O'nun saygili, güvenilir ve kendisine halife olan kullarina saygiyi ögrettigi seylerdendir.

Muhyiddin ibn Arabi (r.a.)
Füsusul Hikem, Adem Fassi'ndan

Yalnızca söylediklerimi alın, alın benden

Muhtaçtı hepsi, hiçbiri doygun değil
işte sözüm!Açıktır, kapalı değil
Zikredersen Zengin'i, o muhtaç olmazı
Duyarsın sözümdeki avazı
Herşey herşeye bağlı ayrılmaz birbirinden
Yalnızca söylediklerimi alın, alın benden

Muhyiddin ibn Arabi(r.a.)