"..Lafsız amel ol. Riyasız ihlas ol. Lafını edeceğine amel işle. insanlara gösteriş yapacağına Allah için yap. şirksiz tevhid ol. Sessiz zikir ol."
Mahbub-i Subhani Abdulkadir Geylani Hazretleri
"Kula lâzımdır ki, zaman haddini unutturmaya.." imam rabbani(k.s.) _________________________________________________________________________
3 Mart 2010 Çarşamba
1 Mart 2010 Pazartesi
öyle kullarim vardirki..
Ey Gavs-ı A'zâm! Benim, nebilerden ve rasûllerden başka öyle kullarım vardır ki, ne dünyâ ehlinden, ne de âhiret ehlinden hiç kimse; ne mâlik, ne rıdvân... Hiç kimse o kullarımın ahvâline muttali olamaz. Ben onları cennet için yaratmadım;cehennem için yaratmadım; sevap için veya ceza için yaratmadım; huriler için,cennet köşkleri için, gılmanlar için yaratmadım onları... Tanımasalar bile onlara inananlara ne mutlu! Ey Gavs-ı A'zâm! Sen onlardansın.
Onların dünyâdaki alâmetleri şudur: Bedenleri, yeme içme azlığından
dolayı yanıp kül olmuştur; nefisleri şehvet ve arzuları yerine getirmemekten dolayı yanıp kül olmuştur; kalpleri ilâhî şimşekler ile yanıp kül olmuştur;ruhları da ilâhî tecellîlerin nurları ile yanıp kül olmuştur, işte onlar lika(kavuşma) nuruyla yanıp tutuşmuş olan "beka ehli"dir.
Abdulkadir Geylani Hazretleri (k.s.)
Gavsiyye risalesi
Onların dünyâdaki alâmetleri şudur: Bedenleri, yeme içme azlığından
dolayı yanıp kül olmuştur; nefisleri şehvet ve arzuları yerine getirmemekten dolayı yanıp kül olmuştur; kalpleri ilâhî şimşekler ile yanıp kül olmuştur;ruhları da ilâhî tecellîlerin nurları ile yanıp kül olmuştur, işte onlar lika(kavuşma) nuruyla yanıp tutuşmuş olan "beka ehli"dir.
Abdulkadir Geylani Hazretleri (k.s.)
Gavsiyye risalesi
“Senden Sana sığınırım”
Demirin (Davud tarafından) yumuşatılmasına gelince, bu, ateşin demiri
yumuşatması gibi, katı kalplerin de sakındırma ve tehditle yumuşamasına benzer.
Demirin yumuşatılması güç değildir. Güç olan, taştan daha da katı olan kalplerin yumuşatılmasıdır, çünkü ateş taşı çatlatır ve toz haline dönüştürür ve fakat onu yumuşatamaz. Ve Allah, bir şeyin kendisinin ancak kendisiyle korunabileceğine ilişkin bir tenbih olarak, kendisine zırh yapabilsin diye Davud için demiri yumuşattı.
Ve zırh, kişiyi mızrak, kılıç, bıçak ve ok uçlarından korur; dolayısıyla sen demiri, demire karşı bir korunak kılarsın. Böylelikle Muhammedî şeriat, “Senden Sana sığınırım” sözüyle geldi. Öyleyse, anla! Bu, o halde, demirin yumuşatılmasının sırrının ruhudur ve O, Müntakim’dir, Rahîm’dir ve Başarıya Eriştirici’dir
ibn Arabi (k.s.)
Fususul Hikem
DAVUD KELİMESİNDEKİ HİKMET-İ VÜCUDİYYE
yumuşatması gibi, katı kalplerin de sakındırma ve tehditle yumuşamasına benzer.
Demirin yumuşatılması güç değildir. Güç olan, taştan daha da katı olan kalplerin yumuşatılmasıdır, çünkü ateş taşı çatlatır ve toz haline dönüştürür ve fakat onu yumuşatamaz. Ve Allah, bir şeyin kendisinin ancak kendisiyle korunabileceğine ilişkin bir tenbih olarak, kendisine zırh yapabilsin diye Davud için demiri yumuşattı.
Ve zırh, kişiyi mızrak, kılıç, bıçak ve ok uçlarından korur; dolayısıyla sen demiri, demire karşı bir korunak kılarsın. Böylelikle Muhammedî şeriat, “Senden Sana sığınırım” sözüyle geldi. Öyleyse, anla! Bu, o halde, demirin yumuşatılmasının sırrının ruhudur ve O, Müntakim’dir, Rahîm’dir ve Başarıya Eriştirici’dir
ibn Arabi (k.s.)
Fususul Hikem
DAVUD KELİMESİNDEKİ HİKMET-İ VÜCUDİYYE
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)